Çocuklar, dünyayı tanıdıkları şeylerle ve kişilerle çevrelerinde huzurlu hissederler. Ancak, yeni ve bilinmeyen şeylerle karşılaştıklarında endişelenirler ve korkarlar. Bu endişeler ve korkular, çocuğun yaşına ve gelişimine uygun olarak değişebilir.
Çocukluk döneminin erken evrelerinde, çocuklar genellikle iç dünyalarındaki fikirler ve imgeler yoluyla korkularını ifade ederler. Bu dönemde, çocukların korkuları genellikle hayali karakterler veya hayali olayların sonucudur. Örneğin, 2-3 yaş arasındaki çocuklar karanlıkta uyumaktan, kabuslar görmekten veya hayali canavarlardan korkabilirler.
Daha ilerleyen çocukluk dönemlerinde (4-6 yaş arası), çocuklar daha gerçekçi korkular edinirler. Örneğin, okula gitmek, doktor veya dişçiye gitmek, yalnız kalmak gibi durumlardan korkabilirler. Bu dönemde çocuklar, korkularını daha açık bir şekilde ifade edebilir ve neden korktuklarını açıklayabilirler.
Daha ileri çocukluk dönemi (7-11 yaş arası) ve ergenlik dönemi (12-18 yaş arası), çocuklar için daha sofistike ve fizyolojik olarak korkular ve endişeler getirir. Bu dönemde, çocuklar sosyal korkular, başarısızlık korkusu, sağlık korkuları, ölüm korkusu gibi konularla karşı karşıya kalabilir.
Ancak, çocukluk dönemi korkuları genellikle zaman içerisinde geçer ve çocuklar bunları aşarlar. Ebeveynler veya bakıcılar, çocukların korkularını anlamak ve onları rahatlatmak için destek olabilirler. Ayrıca çocuk psikologlarından destek almakta ve tedavi yapmakta fayda sağlamaktadır.