5 yaş çocuk psikoloji nedir? Nasıldır?
4 yaşına kadar oldukça iniş çıkışlı yıllar geçiren çocuklar, 5 yaşla birlikte biraz daha sakinleşmeye başlarlar. Kendilerini ifade etme konusunda hayli yol aldıkları için çevreleriyle uyum potansiyelleri oldukça artar. Bu da onları daha sorunsuz biri gibi yapar.
Deneme yanılma yoluyla öğrendiği bilgilerle artık daha sağlam adımlar atmaya başlar. Neyi neden istediğini hem deneyimleri hem de içgüdüsel olarak daha iyi bilir. Talep ettiği şeyi elde etmek için elinden geleni yapar. Bu kez daha sakinlikle yol alır. O oyuncağı neden istediğini, onunla neler yapabileceğini, alınmadığı takdirde sorun çıkarabileceğini söyler. Böylece anne babasını ikna etmeye çalışır.
İletişim becerileri yeterince gelişmemiş 5 yaş çocukları ise; ağlamaya, bağırmaya, istediklerini yapmayan ebeveynleri etrafa göstermeye çalışır. Hassas, duygusal yapıya sahip 5 yaş çocukları ise; istediği olmuyorsa küsmeyi, kısa süreli de olsa iletişimi kesmeyi seçerler.
Bu yaş grubundaki çocuklar duygularını ifade edebilmek için kelimelerin dışındaki iletişim araçlarına da başvururlar. Mesela resim yapmak, şarkı yazmak, evcilik esnasında bebekleri konuşturmak, arabalara isimler vererek onlar üzerinden mesajlar iletmek gibi.
Çocuğu dinleyen kimse yoksa bile; en azından duygularını bu şekilde ifade ederek rahatlama yolunu seçerler. Çocuğunun içinde neler olup bittiğini merak eden ebeveynler oyunlar, objeler aracılığıyla onu konuşturabilir, istediği bilgileri kolaylıkla alabilir.
Dışarının farkına vardıkları bir dönemdir. Anne ya da babasını eleştirebilir, bazı alanlarda onları suçlayabilirler. ‘Ya onu kırarsam’ diye bir düşünceleri olmadığı için genellikle acımasız yorumlar yapabilirler yetişkinlere. Anne-baba çocuğun söylediklerini can kulağıyla dinlerse, ne kadar da haklı olduğunu fark edebilir.
Çocuklar bu yıllarda ilişkiler, bireysel sivrilikler ve tepkilerle ilgili anne-babasını taklit ederler. ‘Acaba aile içinde nasıl biriyim?’ sorusuna yanıt arıyorsa bir yetişkin, 5 yaşındaki çocuğun hareket, tepkilerini gözlemleyebilir. Kız çocukları anneyi, erkek çocukları da genellikle babayı taklit ederler.
Bu geçici bir süreçtir. İleriki zamanlarda çocuk ne annesi ne de babası gibi değil; kendi gibi hareket eder. Sadece kendini bulmasına zaman olduğu için ebeveyni taklit ederek ‘şimdilik’ yaşamda yol almaya çalışıyordur.
5 yaş çocuğun neredeyse bir yetişkin gibi sosyalleştiği dönemdir. Yetişkinlerle sohbet etmekten çok hoşlanırlar. Büyüklerle oturmaktan, onları dinlemekten, alakasız konu başlıklarıyla sohbete dahil olmaktan hayli hoşlanırlar. Aileye ait özel durumları, evdeki işleyişle ilgili sırları da ortaya saçabilirler. O an ebeveynler zor anlar yaşasa da; çocukla konuşarak bu tarz gafları kısmen engelleyebilirler.
5 yaş anaokuluna başlama yaşıdır. Bu dönemde çocuğun evden ayrılıyor olmasını önemsemek gerekir. Çocuk evden ayrılıp başka bir alanda yaşamaya, gününün büyük bir kısmını geçirmeye başlayacaktır.
Bu sebeple çocuğun okula götürülüp öğretmen ve arkadaşlarıyla tanıştıktan sonra oraya tek başına bırakılması doğru değildir. Bazı anaokulunda bu tarz yöntemler kullanılıyor olsa da bu yaklaşım çocuğu/çocuğun duygularını merkeze alan kurum/ebeveynler için oldukça yanlış bir yöntemdir.
Eğer 5 yaşındaki çocuğunuz duygusal bir yapıda ise; bu durumdan oldukça etkilenecektir. Okul ile kaygı/korku/endişe gibi duyguları eşleştiriyor olması çocuğun okul hayatına oldukça zarar verir.
İleri yaşlarda olmasına karşın okula gitmek istemeyen, okulunu sevemeyen, bir an önce oradan uzaklaşmaya çalışan çocukların bilinçaltında okulla eşleştirdikleri negatif duygu ve kanaatler vardır. Ne kadar büyürse büyüsün bu tarz çocukların okul hakkındaki duyguları aynı kalır. Okuldan istifade etmekte zorlanırlar. Başarıları da genellikle olumsuz etkilenir.
5 yaşında okula başlayacak çocuk için çözüm: Kademeli ayrılık
Okula başlayacak çocuk doğduğu, büyüyor olduğu, kendini güvende hissettiği alandan (ev) biranda koparılmamalıdır. Çocuk merkezli bir yöntem olan kademeli ayrılık metodu uygulanmalıdır.
Kademeyi ayrılık yönteminin özünde; çocuğun kreşi tanıması, oradaki birileriyle bağ kurması, evi gibi orada da kendini güvende hissetmesi esastır. Bunun gerçekleşmesi için çocuğa zaman vermek ve alışma sürecinde onun yanında olmak önemlidir.
İlk gün çocuğun yanında/aynı sınıfta bulunmakla başlayan süreç, günler ilerledikçe yavaş yavaş çocuğun da izniyle uzaklaşma esasına dayanır. 3 gün sınıfta, 3 gün sınıfın dışında gibi bir standart yoktur. Çocuğun duygusal gelişimi, ebeveyniyle bu zaman kadar ki ilişkisi, mizacı akışı belirler.
Çocuğun duyguları, verdiği tepkiler, söylemlerine göre hareket edilmelidir. Sınıfta/yanında, sınıf önünde, koridor başında, koridor sonunda, kreşin ana kapısının önünde, bahçede, 1 saat okul dışında, 3 saat okul dışında, yarım gün ve tam gün şeklinde kademeler bulunur. Çocuğun onayını alarak bir sonraki aşamaya geçmek; sağlam adımlarla ilerlemek anlamına gelir.
Kademeli ayrılık metodunun faydaları nedir?
Kademeli şekilde evden ayrılıp okula başlayan çocuklar; okuluna keyifle giden, öğretmeniyle arkadaşlarıyla bağ kurmuş, uyumlu, sakin, keyifli çocuklar olurlar. Okula gitmemek için sabahları zorluk çıkarmazlar. Ya da okulda bir şeyleri bahane edip huysuzlanmaz, ağlamazlar.
Belki ilk başlarda ebeveynin emek vermesi gerekir ama devamında çocuğun tüm eğitim öğretim hayatı keyifle ilerler. Çünkü başlangıçlar çocuklar için oldukça önemlidir. Eğer çocuk kendini güvende hissetmediği, korktuğu, tedirgin olduğu bir alan olarak okulu kodlarsa; bu kanaati değiştirmek güçtür.
Boşanmada 5 yaşındaki çocuğun psikolojisi nasıl etkilenir?
20 yaşından önceki tüm çocuklar ebeveynlerinin boşanıyor olmasından negatif yönden etkilenir. Sadece çocukların yaşlarına göre dışarıya yansıttıkları duygular farklılık gösterir. 5 yaşındaki çocuk bu zamana kadar anne-babasıyla doyumlu bir ilişki kurduğu kadar güçlü bir çocuk olur.
Anne-baba evde fazlaca tartışıyor, birbirlerine saygısız ve sevgisiz şekilde davranıyorsa çocuk ebeveynlerin ayrılığına ‘kısmen’ bir anlam verebilir. Eğer yetişkinler aralarındaki huzursuzluğu dışarıya yansıtmıyor ve çocuğun yanında tartışmıyorlarsa o zaman çocuk neden boşanacaklarını anlayamayabilir.
Anne-babasının başka evlerde neden yaşamak istiyor olduklarını kavrayamaz. Bu da çocuğun kendi içinde bir çatışma hali yaşamasına sebep olur.
Boşanma durumlarında çocuğun ayrıntılı biçimde bilgilendiriliyor olması gerekir. Çocuğun sorularına ayrıntılı cevaplar verilmelidir. Kaygıları giderilmelidir. Eğer şartlar uygunsa; boşanmadan sonra aynı evde çocuğun annesiyle birlikte yaşamaya devam etmesi alışma sürecini hızlandırır.
Baba haftanın belli günlerinde çocuğu alacağını, birlikte vakit geçireceklerini söylemelidir. ‘Biz annenle ayrılsak da, ben senin sonsuza kadar babanım. Her zaman yanında olacağım. Sadece annenle aynı evde kalmıyoruz o kadar.” Diyerek ilişkinin devam edeceği hissini vermelidir.
Anne babayı, baba da anneyi çocuğa kötülememelidir. Çocuk hangi ebeveynin yanındaysa orada kendini güvende hissetmelidir. Boşanma sürecinde çocuğunu merkeze alarak hareket eden ebeveynler bu süreci başarıyla atlatabilir. Bu da ‘boşanma travmasız çocuk’ demektir…
Eğer anne-baba süreci hassasiyetle götüremediyse; 5 yaş çocuğu boşanma döneminden olumsuz etkilenecektir. Çocukta davranış değişiklikleri genellikle gözlemlenir. Sakin, uyumlu çocuk gider; yerine öfkeli, huysuz, maddeye ve kendine zarar veren, uyumsuz bir çocuk ortaya çıkar.
Bağışıklık sistemi düşer. Hastalıklara açık hale gelir. Hastalığını anne-babasını birleştirme duygusuyla da kullanabilir. Genellikle duygularını ifade edemediği için çocukta boğaz iltihabı, ses kısıklığı görülebilir. Çocuğun içindeki öfke; ateşli hastalıklara ve enfeksiyona bağlı rahatsızlıklara sebep olabilir.
Çocuk çağırdığı bu hastalıklarla ve duygu değişiklikleriyle kendi kendini duygusal açından aslında iyileştirmeye, yeni düzene ayak uydurmaya çalışıyordur. Bu durumları problem olarak değil de; bir geçiş dönemi olarak görmek anne-babayı rahatlatır. Eğer çocuk fiziksel ve duygusal açıdan bir türlü toparlayamıyorsa; uzman desteği almakta fayda vardır.
5 yaş çocuk psikolojisi hakkında bilinmesi gerekenler:
-Çocuklar 5 yaşla birlikte biraz daha sakinleşmeye başlar. Kendilerini ifade etme konusunda hayli yol aldıkları için çevreleriyle uyum potansiyelleri artar. Bu da onları daha sorunsuz biri yapar.